Kimyacı Güliz Kanuni Tunçay, İTÜ’deki hocalarıyla 30’a yakın yemek ve tatlıyı oda sıcaklığında ‘1 yıl dayanabilir steril’ üretmeyi başardı. Easyfood markasıyla Migros, Metro, Tesco Kipa raflarına giren ürünler ABD’de de satılmaya başlandı. Şimdi pişirmeyi yapan makine için uluslararası patent alıyor.BABASI Müfit Kanuni, Türkiye’nin duayen kimyacılarından olan ve kendisi de kimya mühendisliğini bitiren Lyra Gıda Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Kanuni Tunçay, İTÜ’deki öğretim üyeleriyle araştırma geliştirme projesi yaptı, 30’a yakın yemek ve tatlıyı oda sıcaklığında 1 yıl dayanabilir ‘steril tüketime hazır’ üretmeyi başardı. Easyfood markasıyla Migros, Metro, Tesco Kipa raflarına giren ürünler internet kanalıyla da ABD’de satılmaya başlandı. Şimdi steril pişirme için geliştirilen makineye de uluslararası patent alınıyor.
Yemeğe dolaylı bulaştım
Güliz Kanuni Tunçay, şöyle başlıyor anlatmaya: “1981 İTÜ Kimya Mühendisliği mezunuyum. Biz Rumeli kökenliyiz ama Zonguldaklıyız. Babam da kimya mühendisi ve uzun yıllar birlikte çalıştık. Kendisinin bir ortaklığı vardı, kimyanın ne olduğunu onunla anladım ve sevdim. İlk başta deterjan türü üretimler, sonra endüstriyel kimyasallar üreten Erksan Kimya’da çok ortaklı bir yapı içinde çok başırılı işler yaptık. Ben de orada laboratuvarda başlayıp, satın alma müdürlüğü ve grubun bir şirketinde genel müdürlük, sonra da başkan yardımcılığı yaptım. Ardından da eğitim hizmetleri için Lyra’yı kurduk ve bir süre sonra Lyra ile uluslararası şirketlere de eğitimler vermeye başladık. Bu yapı içinde de güzel bir restoran açtık. Yemeğe öyle dolaylı bulaştım.”
Yarı pişmiş için yola çıktık
Güliz Kanuni Tunçay, şunları dile getiriyır: “Rumeli kökenliyiz ve yemeğe çok ilgiliyiz. O restoranı sonra devrettik ama daha büyük çapta yemek üretimine de girmiş olduk. 150 kişilik başlayan yemek üretimimiz catering olarak 3 bin kişiye kadar çıktı. Bu işin de bir yerde tıkandığını görünce ‘catering şirketlerine yarı pişmiş yemek üretimi yapma’nın çok kârlı olacağını dünüşdüm” diyor ve şöyle devam ediyor: “İTÜ’de hocalarımla endüstriyel yemek üretimi konusunda Ar-Ge projesi başlattık. 2008 başında başaralı şekilde tamamlandı. Çorbadan, tatlıya yemeklerin steril üretimiyle ve uzun süre dayanabilir olmasıyla ilgili bir proje çıktı ortaya. Haşlanmış nohut, fasülye, pişmiş dana eti ve hazır yemek harcı ürettik. Catering’ciler ilgilenmedi. Bir catering firması ürünü Metro’ya götürmüş. Onlar beni arayıp ürün isteyince bütün plan değişti.”
Aileden ayrılıp, borçlandım
Güliz Kanuni Tunçay, üretime geçiş sürecini şöyle anlatıyor: “Üretim için tesis kurmak gerekiyordu. Tuzla Kimya Sanayicileri OSB’de yatırıma başladım. Bu aşamada babam ve kardeşim projeye inanmadıklarını söylediler, ‘yapmayalım’ dediler. Ben de ‘ben yapmak istiyorum’ dedim ve Lyra’yı gruptan ve onlardan satın aldım. Borçlanarak yola devam ettim. 27 sene birlikte çalıştığımız yapıdan ayrıldım. TTGV; KOSGEB ve İstanbul Kalkınma Ajansı gibi kurumlardan toplam 950 bin liralık kredi ve hibe desteği aldık. Banka kredileri de kullandım. Yatırımlarımı tamamladım. 2009’un 10’uncu ayından itibaren Metro’ya, 2010 Mayıs’ından itibaren Migros’a girdik. Carrefoursa ve Tesco Kipa ile de 2011 Nisan’ından beri çalışıyoruz.”
Yaprak sarma ve kadayıflar da geliyor
HEDEF kitlenin çalışan çiftler, yalnız erkekler ve üniversite öğrencileri olduğunu söyleyen Güliz Kanuni Tunçay, şöyle konuşuyor: “Mikrodalga ya da ocakta ısıtıp yiyorsunuz. Yakında kadayıflar, zeytinyağlı dolmalar, etli yaprak sarmalar da geliyor. 2010’da 530 bin lira ciro yaptık, bu yıl 3.5 milyon liraya doğru gidiyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 3 milyon Euro’luk yatırım yaptık. 23 kişilik istihdamımız var.”
DİĞER EKOBİ HABERLERİ
Ercan Saatçi’yle ortak restoran açtı, sahneye çıkıp şarkı da söylüyor
BODRUM Yasmin otelin sahibi Aziz Birsin, 500 bin liralık yatırımla İspanyolların lüks yemeği Paella’nın adını taşıyan bir restoran açtı. Restoranı Ercan Saatçi ile işletecek Birsin, restoranda sahneye çıkıp şarkı da söylüyor. Aziz Birsin, Bodrum’un son dönemde jet sosyetenin gözdesi haline geldiğini belirterek, Bodrum’u sık ziyaret eden VIP misafirlere hizmet edecek restoran fikrinin buradan çıktığını belirterek, “Aslında hizmetimiz ve kalitemiz lüks ama fiyatlarımız uygun. Çünkü biz yıllardır turizm sektöründeyiz. Yasmin Otel’de olduğu gibi burada da haftanın 3 günü sahneye çıkacağım. 8 dilde şarkı söylüyorum. Müşterilerim sahnedeki kişinin patron olduğunu öğrendiklerinde çok şaşırıyor” dedi.
‘Özdirenç Pişirici’ için patent alıyor
LYRA Gıda Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Kanuni Tunçay, ‘Özdirenç Pişirici’ olarak adlandırılan ‘steril pişirme’ sistemi için, “7 dakikada et, 12 dakikada bakliyatı kendi öz suyu ile steril pişiriyor. Bu makine de dünyada bir ilk oldu ve uluslararası patent müracaatımızı yaptık. Uluslararası bir üreticiyle lisans kiralama ya da ortaklık için görüşmelere de başladık. Çünkü biz makineci değiliz” diyor.
Monday, July 4, 2011
Diyet sonrasi catlaklar
Güzel ve zayıf görünmek için yaptığınız diyet başarıyla sonuçlandı ve istediğiniz kiloya ulaştınız. Peki, diyet sonrası vücudunuzda oluşan sarkmalar için nasıl bir çözüm düşünüyorsunuz?
İlişkili fotoğrafları göster
ntvmsnbc
Güncelleme: 09:29 TSİ 24 Haziran. 2011 Cuma
İSTANBUL - Diyet sonrası sarkmalarda uygun kiloya gelindiğinden emin olunması durumunda estetik cerrahiyle şekillendirme yapılmalı. Sarkmalarda uygulanabilecek operasyonları Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu anlatıyor.
Eğer kilo dengesi vücuda sabitlenmezse, uygulama sonrasında vücudun eski haline tekrar dönmek isteyeceğini belirten Kışlaoğlu, bunun sonucunda, vücutta çatlaklar meydana gelirken, gerilmeden kaynaklı ameliyat izlerinde de genişlemeler olacağını vurguladı.
Operasyonların, kişilerin kilosu dengelendikten sonra yapılması gerektiğini söyleyen Kışlaoğlu, "Kilo kaybı sonrasında yapılan bu müdahaleler artık günümüzde yaygınlaştı. Vücutta oluşan sarkmalar çeşitli operasyonlarla, iz kalmadan başarıyla yapılmakta ve bu şekilde eskisinden çok daha güzel ve estetik bir görünüm elde edilmektedir. Fakat bu operasyonları yaptıracak kişilerin, uygulama sonrasında kilosuna dikkat etmesi ve spor yaparak vücudun sıkılığını koruması gerekiyor" dedi.
VÜCUT ŞEKİLLENDİRME AMELİYATLARI
Vakumla yağ aldırma yöntemi:
Liposuction ile yüzdeki çökük ve sarkık alanlara müdahale edilerek bu bölgelerin gerilmesi, çukurların doldurulması işlemiyle yüz gençleştirme operasyonudur.
Karındaki aşırı sarkmaları yok etmek için:
Karın germe ameliyatı karın bölgesindeki fazla deri ve yağ dokusunun alınmasını ve karın duvarı kaslarının gerilmesini içeren bir ameliyat. Bu operasyonda sarkan karın gerilerek düzeltiliyor, deri aşağıya doğru çekiliyor, fazla deri kesip atılıyor ve kesi hattı dikiliyor. Operasyondan bir gün sonra hastaneden çıkıp evinizde dinlenebilirsiniz. Her 2-3 günde bir doktorunuz pansumanınızı yapar. 10 gün sonra da dikişler alınır ve normal hayata dönebilirsiniz.
Alt beden ve kalçaların kaldırılması:
Çok gevşek derili ve aşırı kilo veren insanlarda kalçalar sarkabilir. Operasyon genel anestezi ile hastanede yapılan 4-5 saatlik bir ameliyattır. Hasta bir gün hastanede yattıktan sonra evine çıkabilir. 10-15 gün evde istirahat ettikten sonra yavaş yavaş sosyal hayatına dönebilir.
Kolların inceltilmesi ve iç kısımlarındaki sarkıklığının ortadan kaldırılması:
Üst kollardaki şişmanlık liposuctionla giderilebilir. Bu işlem lokal anestezi altında yapılabilir ve ameliyat 1 saat kadar sürer. Ameliyattan sonra hasta hemen evine gidebilir ve ertesi gün normal hayatına dönebilir. 3 hafta bandaj uygulanır.
Üst kollardaki gevşeklik için operasyon:
Genel veya lokal anestezi altında yapılabilir. Hasta aynı gün evine çıkabilir ve 1 hafta içinde normal hayatına dönebilir. Bir müddet ağır kaldırmamalı ve kol hareketlerini kısıtlamalıdır.
Mastopexy yöntemiyle göğüs dikleştirme:
Bu operasyon genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyatın yapılması genellikle 2-3 saat arasında bir süre alır. Memeleriniz ilk 1-2 gün hafif mor, şişmiş görünür ve rahatsızlık verebilir, ama ciddi bir ağrı oluşturmaz. Bandajlar 7 gün sonra çıkarılır.
İlişkili fotoğrafları göster
ntvmsnbc
Güncelleme: 09:29 TSİ 24 Haziran. 2011 Cuma
İSTANBUL - Diyet sonrası sarkmalarda uygun kiloya gelindiğinden emin olunması durumunda estetik cerrahiyle şekillendirme yapılmalı. Sarkmalarda uygulanabilecek operasyonları Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu anlatıyor.
Eğer kilo dengesi vücuda sabitlenmezse, uygulama sonrasında vücudun eski haline tekrar dönmek isteyeceğini belirten Kışlaoğlu, bunun sonucunda, vücutta çatlaklar meydana gelirken, gerilmeden kaynaklı ameliyat izlerinde de genişlemeler olacağını vurguladı.
Operasyonların, kişilerin kilosu dengelendikten sonra yapılması gerektiğini söyleyen Kışlaoğlu, "Kilo kaybı sonrasında yapılan bu müdahaleler artık günümüzde yaygınlaştı. Vücutta oluşan sarkmalar çeşitli operasyonlarla, iz kalmadan başarıyla yapılmakta ve bu şekilde eskisinden çok daha güzel ve estetik bir görünüm elde edilmektedir. Fakat bu operasyonları yaptıracak kişilerin, uygulama sonrasında kilosuna dikkat etmesi ve spor yaparak vücudun sıkılığını koruması gerekiyor" dedi.
VÜCUT ŞEKİLLENDİRME AMELİYATLARI
Vakumla yağ aldırma yöntemi:
Liposuction ile yüzdeki çökük ve sarkık alanlara müdahale edilerek bu bölgelerin gerilmesi, çukurların doldurulması işlemiyle yüz gençleştirme operasyonudur.
Karındaki aşırı sarkmaları yok etmek için:
Karın germe ameliyatı karın bölgesindeki fazla deri ve yağ dokusunun alınmasını ve karın duvarı kaslarının gerilmesini içeren bir ameliyat. Bu operasyonda sarkan karın gerilerek düzeltiliyor, deri aşağıya doğru çekiliyor, fazla deri kesip atılıyor ve kesi hattı dikiliyor. Operasyondan bir gün sonra hastaneden çıkıp evinizde dinlenebilirsiniz. Her 2-3 günde bir doktorunuz pansumanınızı yapar. 10 gün sonra da dikişler alınır ve normal hayata dönebilirsiniz.
Alt beden ve kalçaların kaldırılması:
Çok gevşek derili ve aşırı kilo veren insanlarda kalçalar sarkabilir. Operasyon genel anestezi ile hastanede yapılan 4-5 saatlik bir ameliyattır. Hasta bir gün hastanede yattıktan sonra evine çıkabilir. 10-15 gün evde istirahat ettikten sonra yavaş yavaş sosyal hayatına dönebilir.
Kolların inceltilmesi ve iç kısımlarındaki sarkıklığının ortadan kaldırılması:
Üst kollardaki şişmanlık liposuctionla giderilebilir. Bu işlem lokal anestezi altında yapılabilir ve ameliyat 1 saat kadar sürer. Ameliyattan sonra hasta hemen evine gidebilir ve ertesi gün normal hayatına dönebilir. 3 hafta bandaj uygulanır.
Üst kollardaki gevşeklik için operasyon:
Genel veya lokal anestezi altında yapılabilir. Hasta aynı gün evine çıkabilir ve 1 hafta içinde normal hayatına dönebilir. Bir müddet ağır kaldırmamalı ve kol hareketlerini kısıtlamalıdır.
Mastopexy yöntemiyle göğüs dikleştirme:
Bu operasyon genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyatın yapılması genellikle 2-3 saat arasında bir süre alır. Memeleriniz ilk 1-2 gün hafif mor, şişmiş görünür ve rahatsızlık verebilir, ama ciddi bir ağrı oluşturmaz. Bandajlar 7 gün sonra çıkarılır.
Sutlu tatlilar
Uzmanlar sıcak yaz mevsiminde terle kaybolan sıvı ve mineral eksikliğini gidermek için bol bol meyve, meyve suyu, ayran ve bitkisel çay tüketilmesi önerdi. Peki neler yemeli; nelerden kaçınmalı?
Yaz aylarında artan sıcağın insanların üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi veren Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fadime Özgök, günlük su tüketiminin 1.5 litre olduğunu, Adana gibi sıcak ve nemli bölgelerde bu miktarın 2-2.5 litreye çıkartılması gerektiğini kaydetti.
Özgök, "Terle kaybolan sıvı ve mineral eksikliğini gidermek için hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, bitkisel çaylar ve kompostolar tercih edilmeli. Eğer kişinin herhangi bir hastalığı yok ise enerji ihtiyacını mevsim meyveleri olan karpuz, çilek, kiraz, üzüm gibi meyvelerden karşılayabilir. Vitamin ve lif açısından da zengin olan bu meyveler aynı zamanda mineral açısından da zengin olduğundan, terle birlikte atılan minerallerin yerine konulmasına yardımcı olur. Salatalık, domates gibi hafif gıdalar tüketmek, kilo kontrolünü sağlamaya da katkı sağladığından öğünlerde mutlaka bulundurulmalı" dedi.
ÖĞÜNLERE ÖZEN GÖSTERİLMELİ
Vücudun su kaybetmesi halinde, yeterli sıvı alınmadığında, böbrek ve tansiyon hastalıklarının daha sık görüldüğünü kaydeden Özgök, "Öğün atlatmamaya özen gösterilmeli, 3 ana öğün mutlaka tüketilmeli. Mümkünse ara öğünler de eklenerek kişilerin öğünlerde fazla yemek yemesi engellenmelidir. Yaz aylarında yağlı, kızartılmış ve kavrulmuş besinler yerine, fırınlanmış, ızgara veya haşlama besinler tercih edilmelidir. Yağsız kırmızı et haftada 1-2 defa olmak üzere balık, tavuk gibi omega 3 yönünden zengin besinleri tercih etmek aynı zamanda kalp sağlığı açısından önemli" diye konuştu.
Haberin devamı ↓
--------------------------------------------------------------------------------
reklam
--------------------------------------------------------------------------------
SÜTLÜ TATLILAR SAĞLIKLI AMA RİSKLİ
Özellikle yaz aylarında ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Özgök, şu uyarılarda bulundu:
"Sütlü tatlılardan dondurma iyi bir tercih olmakla beraber riskli gıdalar arasında olduğundan, iyi muhafaza edilmediğinde besin zehirlenmelerine sebep olabilir. Bu yüzden tüketilen dondurmanın güvenilir bir marka olmasına ve uygun muhafaza edilmiş olmasına dikkat edilmeli. Son zamanlarda gıda zehirlenmeleri en sık aldığımız şikayetler arasında yer alan gıda zehirlenmelerine de ayrıca dikkat edilmeli. Açıkta satılan yiyecekler kesinlikle tüketilmemeli. Hijyenik ortamda üretildiğinden ve muhafaza edildiğinden emin olmadığın gıdaları kesinlikle tercih etmeyin. Gıda zehirlenmelerinin daha sık görüldüğü, çocuklar, yaşlılar, gebe bayanlar ile çocuk emziren bayanların beslenmelerine ayrıca özen gösterilmeli. Alkol tüketenlerin idrar söktürücü özelliği nedeniyle daha dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü alınan alkolün vücuttan atılması esnasında sıvı ile birlikte mineral de kaybedileceğinden sıvı elektrolit dengesi bozulabilir."
Yaz aylarında artan sıcağın insanların üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi veren Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fadime Özgök, günlük su tüketiminin 1.5 litre olduğunu, Adana gibi sıcak ve nemli bölgelerde bu miktarın 2-2.5 litreye çıkartılması gerektiğini kaydetti.
Özgök, "Terle kaybolan sıvı ve mineral eksikliğini gidermek için hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, bitkisel çaylar ve kompostolar tercih edilmeli. Eğer kişinin herhangi bir hastalığı yok ise enerji ihtiyacını mevsim meyveleri olan karpuz, çilek, kiraz, üzüm gibi meyvelerden karşılayabilir. Vitamin ve lif açısından da zengin olan bu meyveler aynı zamanda mineral açısından da zengin olduğundan, terle birlikte atılan minerallerin yerine konulmasına yardımcı olur. Salatalık, domates gibi hafif gıdalar tüketmek, kilo kontrolünü sağlamaya da katkı sağladığından öğünlerde mutlaka bulundurulmalı" dedi.
ÖĞÜNLERE ÖZEN GÖSTERİLMELİ
Vücudun su kaybetmesi halinde, yeterli sıvı alınmadığında, böbrek ve tansiyon hastalıklarının daha sık görüldüğünü kaydeden Özgök, "Öğün atlatmamaya özen gösterilmeli, 3 ana öğün mutlaka tüketilmeli. Mümkünse ara öğünler de eklenerek kişilerin öğünlerde fazla yemek yemesi engellenmelidir. Yaz aylarında yağlı, kızartılmış ve kavrulmuş besinler yerine, fırınlanmış, ızgara veya haşlama besinler tercih edilmelidir. Yağsız kırmızı et haftada 1-2 defa olmak üzere balık, tavuk gibi omega 3 yönünden zengin besinleri tercih etmek aynı zamanda kalp sağlığı açısından önemli" diye konuştu.
Haberin devamı ↓
--------------------------------------------------------------------------------
reklam
--------------------------------------------------------------------------------
SÜTLÜ TATLILAR SAĞLIKLI AMA RİSKLİ
Özellikle yaz aylarında ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Özgök, şu uyarılarda bulundu:
"Sütlü tatlılardan dondurma iyi bir tercih olmakla beraber riskli gıdalar arasında olduğundan, iyi muhafaza edilmediğinde besin zehirlenmelerine sebep olabilir. Bu yüzden tüketilen dondurmanın güvenilir bir marka olmasına ve uygun muhafaza edilmiş olmasına dikkat edilmeli. Son zamanlarda gıda zehirlenmeleri en sık aldığımız şikayetler arasında yer alan gıda zehirlenmelerine de ayrıca dikkat edilmeli. Açıkta satılan yiyecekler kesinlikle tüketilmemeli. Hijyenik ortamda üretildiğinden ve muhafaza edildiğinden emin olmadığın gıdaları kesinlikle tercih etmeyin. Gıda zehirlenmelerinin daha sık görüldüğü, çocuklar, yaşlılar, gebe bayanlar ile çocuk emziren bayanların beslenmelerine ayrıca özen gösterilmeli. Alkol tüketenlerin idrar söktürücü özelliği nedeniyle daha dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü alınan alkolün vücuttan atılması esnasında sıvı ile birlikte mineral de kaybedileceğinden sıvı elektrolit dengesi bozulabilir."
Alkoclar Chalet
Bu kışa Uludağ’ın iki bölgesindeki 3 oteliyle hizmete açılan Alkoçlar Otelleri, yenilikler ile 45 senelik Alkoçlar Uludağ ve Alkoçlar Chalet otellerine (Alkoçlar Turizm Grubu 1. Bölge’deki), 2. Bölge’de 500 yatak kapasitesiyle hizmete giren Alkoçlar Zone otelini de ekledi. Alkoçlar Zone, geniş lobileri, restoranı, kafesi, seminer salonu, çocuk odası, oyun salonları, spası, Alkoçlar 1. Bölge’de olduğu gibi kayak pistine doğrudan çıkan konumu ve geniş odaları hizmet sektörünün sınırlarını zorluyor. Alkoçlar otelleri bu yeni tesisi ile Uludağ’da toplam 1300 yatak kapasitesine ulaşarak Türkiye’nin en büyük kapasiteli kış oteli markası haline geldi.
Her iki bölgede de Alkoçlar Otelleri, yaptığı yeniliklerle Uludağ’ı tercih eden kayakseverlerin beklentilerine yönelik çözümler de üretti. Örneğin Alkoçlar müşterileri isterlerse 1. Bölge’deki Alkoçlar ve Yazıcı Teleskilerini kullanarak, Beceren pisti ve Fatin Tepe’sindeki tüm pistleri kullanabiliyor. Ayrıca 2. Bölge’deki 7 tesisi de kullanarak hem 1. Bölge, hem de 2. Bölge de ki pistlere geçerek Uludağ pistlerinin yüzde 80’ini sınırsız kullanabiliyorlar. Gerek kayakçılar, gerekse kaymayanlar gün boyu iki bölge arasındaki ücretsiz shuttle ile seyahat etme şansına da sahip. Kısacası Alkoçlar, müşterileri için her iki bölgeyi ister kayarak isterse kara yolundan birbirine bağlayarak bir ilki gerçekleştirdi.
Alkoçlar Otellerinde konaklayanların bir artısı da müşterilerinin gün boyu 1. Bölge’deki Sport Cafe’den veya 2. Bölge’deki Zone Cafe’den ücretsiz yararlanabilmeleri. 2010’daki bir başka keyifli yenilik ise burada konaklayanların gündüz ya da gece ay ışığında atlı kızaklarla doğa içinde gezinti yapabilmesi için getirilen atlı kızaklar.
“Alkoçlar sporcu ailelerin otelidir” sloganı doğrultusunda sporcuları, aileleri ve çocukları markaj altına alan otel grubu, bu sene çok güçlü bir çocuk animasyonu kurdu. Gün içinde dışarıda, geceleri ise içeride, özel kayak programları eğitimli animatörler tarafından hazırlanan gösteriler, tiyatrolar ve benzeri aktivitelerle çocuklar unutamayacakları bir tatil yaşayacaklar. Çocuklara doğa, spor ve hayvan sevgisini aşılayabilmek içinse başlatılan ‘skijoeling’ aktivitesi ile doğa içinde kar üzerinde hazırlanan özel parkurda eğitimli atlar tarafından çocuklar kayaklarıyla gezerek hem doğaya hem de eğlenceye doyuyor.
Wings StyleWings Gurme
Wings Travel
Wings Wellness
Wings Active
Bu Hafta
Her iki bölgede de Alkoçlar Otelleri, yaptığı yeniliklerle Uludağ’ı tercih eden kayakseverlerin beklentilerine yönelik çözümler de üretti. Örneğin Alkoçlar müşterileri isterlerse 1. Bölge’deki Alkoçlar ve Yazıcı Teleskilerini kullanarak, Beceren pisti ve Fatin Tepe’sindeki tüm pistleri kullanabiliyor. Ayrıca 2. Bölge’deki 7 tesisi de kullanarak hem 1. Bölge, hem de 2. Bölge de ki pistlere geçerek Uludağ pistlerinin yüzde 80’ini sınırsız kullanabiliyorlar. Gerek kayakçılar, gerekse kaymayanlar gün boyu iki bölge arasındaki ücretsiz shuttle ile seyahat etme şansına da sahip. Kısacası Alkoçlar, müşterileri için her iki bölgeyi ister kayarak isterse kara yolundan birbirine bağlayarak bir ilki gerçekleştirdi.
Alkoçlar Otellerinde konaklayanların bir artısı da müşterilerinin gün boyu 1. Bölge’deki Sport Cafe’den veya 2. Bölge’deki Zone Cafe’den ücretsiz yararlanabilmeleri. 2010’daki bir başka keyifli yenilik ise burada konaklayanların gündüz ya da gece ay ışığında atlı kızaklarla doğa içinde gezinti yapabilmesi için getirilen atlı kızaklar.
“Alkoçlar sporcu ailelerin otelidir” sloganı doğrultusunda sporcuları, aileleri ve çocukları markaj altına alan otel grubu, bu sene çok güçlü bir çocuk animasyonu kurdu. Gün içinde dışarıda, geceleri ise içeride, özel kayak programları eğitimli animatörler tarafından hazırlanan gösteriler, tiyatrolar ve benzeri aktivitelerle çocuklar unutamayacakları bir tatil yaşayacaklar. Çocuklara doğa, spor ve hayvan sevgisini aşılayabilmek içinse başlatılan ‘skijoeling’ aktivitesi ile doğa içinde kar üzerinde hazırlanan özel parkurda eğitimli atlar tarafından çocuklar kayaklarıyla gezerek hem doğaya hem de eğlenceye doyuyor.
Wings StyleWings Gurme
Wings Travel
Wings Wellness
Wings Active
Bu Hafta
Casita Bodrum Antik
Bir Bodrum klasiği olan Casita Bodrum, Wings ailesinin üyesi olarak size özel indirimlerle midenizi şenlendiriyor.
Kapısını ilk kez 1983’de açan Casita, bu dönem oldukça monoton olan yeme&içme sahnesine getirdiği yorumla bugün Etiler’den Bebek’e, Ankara’dan Bodrum’a Türkiye’nin 7 noktasında hizmet verdiği şubeleriyle zincir restoran algısının üstünde, butik bir algıyla lezzet tutkunlarını mest etmeye devam ediyor. Kendi yarattığı hamur işleriyle Türkiye coğrafyasının yemek mirasını başarıyla ileriye taşıyan Casita, tescilli lezzetleriyle ünlü bir adres. Küllemeli, follina gibi Haluk Tanrıverdi imzalı yemeklerin her biri ayrı bir lezzet düşünün ve emeğin eseri. Bodrum Antik, harika manzarasıyla yaz aylarında yolu Bodrum’a düşenlerin en vazgeçilmez mekanlarından biri.
Kapısını ilk kez 1983’de açan Casita, bu dönem oldukça monoton olan yeme&içme sahnesine getirdiği yorumla bugün Etiler’den Bebek’e, Ankara’dan Bodrum’a Türkiye’nin 7 noktasında hizmet verdiği şubeleriyle zincir restoran algısının üstünde, butik bir algıyla lezzet tutkunlarını mest etmeye devam ediyor. Kendi yarattığı hamur işleriyle Türkiye coğrafyasının yemek mirasını başarıyla ileriye taşıyan Casita, tescilli lezzetleriyle ünlü bir adres. Küllemeli, follina gibi Haluk Tanrıverdi imzalı yemeklerin her biri ayrı bir lezzet düşünün ve emeğin eseri. Bodrum Antik, harika manzarasıyla yaz aylarında yolu Bodrum’a düşenlerin en vazgeçilmez mekanlarından biri.
Butterfly
Butterfly, çikolata sevdalılarının düşlerine girecek kadar güçlü, her gün Butterfly’dan alışveriş yapma isteği uyandıracak kadar unutulmaz bir marka. Burada çikolatalar, çikolata ustaları tarafından büyük bir camın arkasında yapılıyor ve üretimden süslemeye tüm aşamalar müşterilerin içini tamamen görebildiği mutfaklarında hazırlanıyor. Butterfly’ın Alkent’teki mekânının ön tarafında ise oturup bir şeyler içmek için yaz ve kış bahçeleri var. Burada hadise sadece çikolatayla sınırlı değil; butik pastalarıyla da öne çıkan marka, doğumgünlerinden yıldönümlere her tür özel organizasyonunuz için siparişlere açık.
Butterfly’in hikâyesi Leyla Akçağlılar ve Ebru İpekçi’nin 1997’de yazdıkları yemek kitabıyla temelleniyor. Yemek okulu eğitimi, cafe restoran deneyimleri, yemek yazarlığı, televizyon programcılığı derken yolları 2003’de Butterfly fikriyle tekrar kesişiyor. Önceleri pastane ağırlıklı hizmet veren mekân, 2005’den itibaren el yapımı çikolata üretimine başlıyor.
Pastane ve çikolata evi olarak iki üretim bölümünden oluşan Butterfly’ın bu bölümlerde üretilen ürünlerinin tadılabildiği bir de cafesi mevcut. Dünyaca ünlü Barry-Callebaut çikolatalarının uluslararası temsilcisi Jean-Marc Scribante’nin danışmanlığı liderliğinde yeni tatlar, son trend’ler, kaliteli hammadde seçimi, süsleme teknikleri büyük bir titizlikçe hayata geçiriliyor. Ve sonuç: Kahveden karamele, meyveden trüflere uzanan geniş bir koleksiyon. Butterfly’ın Alkent, Akmerkez ya da İstinye Park şubelerinden birine gelenler, çikolataya dair yeni tutku pencereleri açacak.
Adres:
İstinye Park adres: İstinye Park AVM İstinyepark life: L434 No:487 T: 0212 345 62 00
Akmerkez adres: No:360 Kat: 1 Akmerkez T: 0212 282 18 26
Butterfly’in hikâyesi Leyla Akçağlılar ve Ebru İpekçi’nin 1997’de yazdıkları yemek kitabıyla temelleniyor. Yemek okulu eğitimi, cafe restoran deneyimleri, yemek yazarlığı, televizyon programcılığı derken yolları 2003’de Butterfly fikriyle tekrar kesişiyor. Önceleri pastane ağırlıklı hizmet veren mekân, 2005’den itibaren el yapımı çikolata üretimine başlıyor.
Pastane ve çikolata evi olarak iki üretim bölümünden oluşan Butterfly’ın bu bölümlerde üretilen ürünlerinin tadılabildiği bir de cafesi mevcut. Dünyaca ünlü Barry-Callebaut çikolatalarının uluslararası temsilcisi Jean-Marc Scribante’nin danışmanlığı liderliğinde yeni tatlar, son trend’ler, kaliteli hammadde seçimi, süsleme teknikleri büyük bir titizlikçe hayata geçiriliyor. Ve sonuç: Kahveden karamele, meyveden trüflere uzanan geniş bir koleksiyon. Butterfly’ın Alkent, Akmerkez ya da İstinye Park şubelerinden birine gelenler, çikolataya dair yeni tutku pencereleri açacak.
Adres:
İstinye Park adres: İstinye Park AVM İstinyepark life: L434 No:487 T: 0212 345 62 00
Akmerkez adres: No:360 Kat: 1 Akmerkez T: 0212 282 18 26
Bayazhan Restaurant
Bayazhan, bir tütün tüccarı olan, o dönemde Gaziantep'in Hasankeyf tütününü kendine ait olan deve kervanı ile Mısır'a ihraç eden Bayaz Ahmed Ağa, Bayazhan'ı ortağı ile birlikte, Halepli mimar ve taş ustalarına yaptırmıştır.Yapımı 1904'te başlayıp 1909 yılında bitmiştir. İnşaat işleri ile bizzat Bayaz Ahmet Ağa ilgilenmiştir. İhracat ile ilgili olarak Mısır'a geliş gidişlerinde konakladığı Halep'teki, o yıllarda çok meşhur olan bir Han esin kaynağı olmuştur Bayaz Han'a. Birinci Dünya Savaşı sonrası İngilizler, Antep'i işgal ettiklerinde Bayazhan'ı, karargah olarak kullanmışlardır. Hanın bir bölümü ise Antep savunması yıllarında hapishane olarak kullanılmıştır. Gaziantep'te ilk sinema filmi Bayazhan'ın büyük salonunda gösterilmiştir. Bayaz Ahmed Ağa'nın 1919 yılında vefatından sonra Han'ın yarısı ailesine, diğer yarısı ise ortaktan Tekel Baş Müdürlüğü'ne intikal etmiştir. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey'in gişimleriyle 5.5.2005 tarihinde Belediye bünyesine geçirilmiş restorasyon çalışmalarına başlanmıştır. 2009 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan ve üst katı Gaziantep Kent Müzesi haline dönüştürülen BAYAZHAN?ın altı katı ise yaklaşık 6 ay süren bir çalışma sonucunda benzersiz bir tesise dönüştürülmüştür. Bayaz A.Ş. tarafından işletmesi yapılan tarihi BAYAZHAN içerisinde 2 adet Restaurant, 1 adet Kahve Evi ve yöresel ürünlerin satıldığı 8 adet dükkanın yanı sıra 750 metrekarelik bir avlu, 300 metrekarelik bir teras ve tesisin arka tarafında 300 araç kapasiteli bir otopark yer almaktadır. BAYAZHAN'da yer alan 320 kişilik Bayazhan Restaurant, Bayazhan?ın içerisinde yer alan en önemli ve en görkemli bölüm. Bayazhan Restaurant, Türk ve Gaziantep Mutfağı'ndan seçkin menülerin sunulduğu benzersiz bir restaurant. Yöresel yemekler için akademik desteğinde alındığı restaurantta, gerçek Gaziantep yemeklerinin lezzetini tattırmak için Gaziantep Üniversitesi'nde 7 yıldır yöresel yemekler üzerine ders veren ve bu konu üzerinde 4 kitap yazan, önemli gurmelerden Özden Sabuncuoğlu'da danışmanlık yapıyor.
Subscribe to:
Posts (Atom)